Bu içerikte kolektif düşünme, uzmanlık yanılgısı ve çoğunluğun bilgeliği kavramlarına odaklanılacaktır.
Kolektif zeka, grup içindeki bireylerin bilgi ve yeteneklerini bir araya getirerek daha iyi kararlar alabilme veya karmaşık problemleri çözebilme yeteneği olarak tanımlanır.
Kolektif zeka kavramı, ilk olarak bilim kurgu yazarları tarafından geliştirilmiş olsa da, bilimsel çalışmalara dayalı olarak 20. yüzyılın sonlarına doğru daha fazla ilgi görmeye başlamıştır.
Kolektif zeka, çok sayıda disiplini içeren bir konsepttir. İşbirliği, karar teorisi, bilgisayar bilimi, psikoloji ve sosyal bilimler gibi alanlarda incelenir.
Şimdi gelin bir örnekler başlayalım;
Otomotiv sektörünün geçmişi oldukça ilginçtir. Sektörün hikayesini James Surowiecki’nin “The Wisdom of Crowds” kitabında çok güzel özetlediği bir şirket örneği üzerinden anlatarak başlayacağım. Ransom E. Olds 1899 yılında Michigan eyaletinin Detroit kentinde “Olds Motor Works” fabrikasını açmıştır.
- 1899 – Ransom E. Olds tarafından Lansing, Michigan’da Olds Motor Vehicle Company olarak kuruldu. Bu, ABD’de seri üretimle otomobil üreten ilk şirketlerden biri oldu.
- 1901 – Şirket, Oldsmobile adını aldı ve Olds Motor Works olarak yeniden adlandırıldı.
- 1903 – Oldsmobile, çeşitli otomobil modelleri üretmeye başladı ve bu dönemde başarı yakaladı.
- 1908 – Oldsmobile, General Motors (GM) şirketi tarafından satın alındı ve GM’nin bir parçası haline geldi.
- 1930’lar – Oldsmobile, GM bünyesindeki birçok farklı marka ile rekabet ederek çeşitli otomobil modelleri üretti.
- 1940’lar ve 1950’ler – Oldsmobile, yenilikçi otomobiller üretti ve V8 motorlar gibi teknolojik gelişmelerle tanındı.
- 1970’ler ve 1980’ler – Oldsmobile, büyük ve lüks otomobiller üretmeye devam etti, ancak pazar payı kaybetmeye başladı.
- 2000 – GM, Oldsmobile markasının üretimini sonlandırma kararı aldı ve 2004 yılında son Oldsmobile modeli üretildi. Bu, Oldsmobile’in otomobil endüstrisinden çekildiği dönemin sonu oldu.
Oldsmobile, otomobil endüstrisinin tarihinde önemli bir rol oynadı ve birçok ikonik modeli üretti. Ancak sonuç olarak, marka zamanla rekabetçi olma yeteneğini kaybetti ve GM tarafından kapatıldı.
Thomas Edison aküyle çalışan bir araç tasarlamıştır. 1899 yılında önemli bir kişi “Amerika heryerde akü değiştirme istasyonları ile dolu olacak” gibi oldukça başarısız bir öngörüde bulunmuştur. Bir dönem, ABD’nin yollarındaki otomobillerin 1/3’ü elektrik enerjisiyle çalışıyordu. O dönem bir grup insan otomobillerin buhar gücüyle çalışması gerektiğini savunuyorlardı.

1897’de ABD’deki ilk ticari uygulama olarak elektrikli araçlar New York şehri taksi filosu olarak Filedelfiya Elektrikli taşıma ve vagon şirketi tarafından yapılmıştır. ABD’de elektrikli otomobiller 20 yüzyılın başlarında Anthony Electric, Baker, Columbia, Anderson, Fritchie, Studebaker, Riker, Milburn ve diğerleri tarafından üretilmiştir.
İçten yanmalı motorlarla karşılaştırıldığında daha yavaş olmasına rağmen, 1900’lerin başlarında bazı avantajlarından dolayı tercih edilmekteydi. Petrollü otomobillerde bulunan sarsıntı, koku ve gürültü gibi olumsuz yönler elektrikli otomobillerde yoktu. Elektrikli otomobillerin petrollü otomobillerde sürme esnasında en büyük problem olan vites değiştirme gibi bir problemi yoktu. Elektrikli otomobiller zenginlerin şehir içi ulaşımda uzun menzilin gerekmeyeceği şekilde bir kullanımda tercih edilmişti. Petrollü otomobillerin bir diğer dezavantajı ise motoru çalıştırmak için elle kurulan bir kola gereksinim duymasıydı, kolun kurulması için fiziksel olarak bir çaba harcamak gerekiyordu. Elektrikli otomobiller bu sebeplerden kadınlar için de kullanım kolaylığı sağlamaktaydı.
1911 yılında New York Times, elektrikli otomobilleri petrol yakıtlı otomobillerden daha temiz olması, daha sessiz olması ve daha ekonomik olması sebebiyle ideal olarak kabul etmekteydi. 2010 yılında rapor edilen bu 1911 tarihli habere, Washington Post şöyle bir yorum katmıştır; Thomas Edison’un kafasını karıştıran elektrikli otomobil bataryalarına olan benzer güven eksiklikleri günümüzde de sürmektedir.
Bu örneklerden hareketle; bir sektörün erken dönemlerinde her biri, bir diğerinden tasarım ve teknoloji bakımından ciddi farklılık gösteren bir sürü ürün çeşidi ortaya çıkar.
- Zaman geçtikçe piyasa kazananlarla kaybedenleri ayırır.
- Hangi teknolojilerin gelişeceğini, hangilerinin yok olacağını fiilen piyasa belirler
- Şirketlerin çoğu başarısızlığa uğrayarak ya iflas eder ya da başka firmalara satılır.
- Son olarak, ayakta kalan birkaç oyuncu piyasanın çoğuna egemen olur.
ARIKOVANI Örneği
Ortalama bir arı kolonisi kovadan altı ya da daha fazla km uzakta arama yapabilir ve iki km’lik bir mesafede bulunan bir çiçeği bulma olasılıkları %50’den fazladır. Arılar bunu nasıl başarıyorlar ? Öncelikle kovan çevresindeki alanı taramak için bir grup izci arı gönderiyorlar. Bir izci arı güçlü görünen bir bal özü kaynağı bulunca, geri gelip sekiz figürü çizen bir dans yapar; hareketlerinin şiddeti, bir şekilde, bal özü kaynakları bulan toplayıcıların arkasına daha az arı takılır ve bazı durumlarda bulunan toplama alanları tamamen terk edilir. Sonuç, toplayıcı arıların değişik nektar kaynaklarına hemen hemen mükemmel bir şekilde dağılmasıdır; yani, aramaya harcadıkları zaman ve enerjiyle mümkün olabilecek en fazla gıdayı toplarlar. Arı kolonisinin beslenme sorununa dahiyane bir kolektif çözümdür bu.

Koloni bu çözümü nasıl bulmuştur? İzcileri farklı yöne gönderirler, en azından birinin en iyi çiçek alanını bulup dönüşte iyi bir dans yaparak besin kaynağının nerede bulunduğunu kovana bildireceğine güvenirler.
Bilişsel çeşitliliğin önemli olması, farklı fakat tamamen bilgisiz insanlardan bir grup kurarsanız, bu kolektif bilgeliklerinin bir uzmanınkinden daha üstün olacağı anlamına gelmez. Fakat farklı düzeylerde bilgi ve içgörü sahibi kişilerden bir grup kurarsanız, önemli kararları onlara emanet etmek, ne kadar zeki olurlarsa olsunlar kararı bir – iki kişiye bırakmaktan daha iyi olacaktır.
En önemlisi, “karar verme”, “politika belirleme” ya da “strateji” gibi çok geniş alanlarda herhangi bir kişinin uzmanlaşabileceğini gösteren gerçek tek bir delil yoktur. Ancak bunun aksi çok fazla “kolektif olmayan karar ve strateji” örnekleri görürüz.
UZMANLIK VE TAHMİNCİLİK
Armstrong; “Uzmanların değişimi öngörecek şekilde güvenilir enformasyona ve bunu etkili bir şekilde kullanma yeteneğine sahip olmasını bekleriz. Oysa asgari bir düzeyin ötesinde uzmanlığın değişimi tahmin etmek bakımından çok az değeri vardır. Birçok uzmanın tahminleri kötü olsa bile, birkaç büyük ustanın mükemmel tahminlerde bulunduğuna dair delil de yoktur. Armstrong’a göre ‘tek bir uzmanın doğruluk iddialarının pratikte bir değeri olmadığı’ anlaşılmaktadır. Armstrong’un ‘seer-sucker’ (kâhin – enayi) teorisinin kaynağı da budur. “Kahinlerin var olmadığına dair ne kadar delil bulunursa bulunsun, enayiler kâhinleri var etmek için para ödeyeceklerdir.
GRUP DÜŞÜNCESİ
Surowiecki’ye göre “bir grup üyelerinin benzer geçmişlere ve düşünme biçimlerine sahip olduğu bir fenomen olup, grup kararlarını verme yeteneğini olumsuz etkileyen bir sonuç doğurur. Surowiecki, grup düşüncesi kavramının zararlı bir şekilde etki ettiğini belirtir. Grup düşüncesi, sansür veya insanların fikirlerini ifade etmelerini engelleyerek çalışmaz. Aksine, alternatif yorumları (bu bağlamda “karşıtlık” olarak adlandırılır) imkansız, olasılıksız veya olasılığı düşük gibi gösterir. Bu nedenle grup düşüncesi, grupların hata yapabileceklerini veya süreçlerinin eksik olduğunu bile düşünmedikleri için özellikle tehlikelidir. Bu, felakete yol açabilir.”
Bilimsel araştırma genellikle otoriter kontrol olmaksızın ilerler. Bunun yerine, dünyanın dört bir yanından bilim insanları birbirleriyle işbirliği yaparlar. Bu, bilim insanlarının dünyanın dört bir yanından gelmeleri ve çeşitli ilgi alanlarına ve uzmanlıklara sahip olmaları nedeniyle çeşitli bakış açılarını garanti eder. İşbirliği ve çeşitlilik, Surowiecki tarafından bilge bir kalabalığın temel unsurları olarak tanımlanmıştır. Bu örnekle, bu unsurların birbirlerini nasıl destekleyebileceğini gösterir. Yani, işbirliği yöntemi grup içinde çeşitliliği sağlar. Her ikisi bir arada bulunduğunda ve birbirlerini desteklediklerinde, kalabalık (bilimsel toplum) daha bilge olma olasılığı çok daha yüksektir.
Her yanımızı uzmanların kuşattığı bir dönemde, seçkinlere daha az, kolektif aklımıza yani kitlelerin bilgeliğine daha çok güvenmemiz gerekiyor. Çünkü çok akıldan akıldan çok üstündür. O yüzden bireysel varsayımların alt üst olduğunu görürüz.
James Surowiecki’nin “Kitlelerin Bilgeliği” kitabından öne çıkan bazı notlar;
- Çeşitlilik ve Bağımsızlık: Surowiecki, kitlelerin bilgeliğinin etkili olabilmesi için grup üyelerinin farklı bakış açılarına sahip ve bağımsız düşünmeleri gerektiğini vurgular. Bu, grubun daha iyi kararlar almasına yardımcı olabilir.
- İşbirliği: Arıkovanı hikayesi, grupların işbirliği yaparak karmaşık problemleri çözebileceğini gösterir. Bireylerin bilgeliğini bir araya getirerek, topluluklar daha iyi sonuçlar elde edebilirler.
- Piyasa Akılları: Surowiecki, finansal piyasaların kolektif zekayı nasıl yansıttığını inceler. Genellikle piyasa katılımcılarının toplam bilgeliği, herhangi bir uzmanın veya uzman ekibininkinden daha iyi sonuçlar verebilir.
- Madencilerin Bilgeliği: Kitap, madencilik endüstrisindeki madencilerin yıllar boyunca edindikleri tecrübeleri nasıl kullanarak daha iyi sonuçlar elde ettiklerini örneklerle açıklar.
- Sürü Zekası: Surowiecki, sürü zekasının karar verme süreçlerinde nasıl kullanılabileceğini ve bu yöntemin neden etkili olduğunu tartışır.
- Dijital Topluluklar: Kitap, internet ve dijital platformlardaki toplulukların nasıl bilgi paylaşarak çeşitli sorunları çözebileceğini inceler.
- Yatırım Kararları: Finansal yatırım kararlarının topluluklar tarafından nasıl daha iyi tahmin edilebileceğini açıklar.
YAZAR : MERT MEHMET ŞENER
James Surowiecki’nin Kitlelerin Bilgeliği Kitabının 1.bölümünden bazı alıntıla yapılmıştır.
GÖRSELLERİN KAYNAKLARI:
https://corporatefinanceinstitute.com/resources/management/groupthink-decisions/
https://www.logotech.com/blog/post/a-history-of-the-auto-industry
https://theconversation.com/what-smart-bees-can-teach-humans-about-collective-intelligence-110656
https://en.wikipedia.org/wiki/History_of_the_electric_vehicle#/media/File:EdisonElectricCar1913.jpg
